Iğdır Haberleri!
Ana Sayfa TEKNOLOJİ 15 Haziran 2026 2 Görüntüleme

MİT Başkanı Kalın’dan ABD-İran Anlaşmasına Temkinli Yaklaşım

MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, “Dün akşam ilan edilen, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmaya varıldığına dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Ama temkinli bir iyimserlik içerisindeyiz. Zira önümüzdeki günler ve haftalar, müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak” dedi.

Milli İstihbarat Akademisi (MİA), Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek 36’ncı NATO Zirvesi öncesinde, başkentteki bir otelde ‘NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık’ başlıklı uluslararası bir program düzenledi. Programa, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Talha Köse, NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Scott W. Bray, büyükelçiler, akademisyenler ve güvenlik uzmanları katıldı.

‘ORTAK STRATEJİK AKLA HER ZAMANKİNDE DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYORUZ’

MİT Başkanı İbrahim Kalın, değişen tehdit ortamının, İttifak’ın rolünü ve müttefiklerin de yeni şartlara uygun şekilde değerlendirilmesini zorunlu kıldığına ifade ederek, “Güvenlik paradigmasının köklü biçimde değiştiği günümüzde, dönüşümü doğru okumak, yeni tehditleri zamanında kavramak ve bu tehditlere stratejik cevaplar üretebilmek kritik önemi haizdir. Bunun için dayanıklı toplumlara, güçlü kurumlara, etkili istihbarat kapasitesine, teknolojik donanıma ve ortak stratejik akla her zamankinde daha fazla ihtiyaç duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Kalın, NATO’nun kuruluş felsefesinin temelinde yer alan, güvenlik, askeri, siyasi, ekonomik, teknolojik ve toplumsal unsurların iç içe geçtiği, çok katmanlı, çok boyutlu bir yapı arz ettiğini belirterek, “Sınır güvenliği ve enerji güvenliği, ekonomik istikrar ve savunma kapasitesi, siber dayanıklılık ve toplumsal huzur, yapay zeka çağının gerektirdiği bilgi güvenliği anlayışıyla devlet egemenliği birbirinden ayrılmaz unsurlardır. Bu köklü değişim, savaş ve istihbaratın doğasında da dönüşüme neden olmaktadır. Yeni gerçeklik karşısında her aktör kendine yeterli olmanın, caydırıcı etki oluşturmanın ve krizlere çözüm üretmenin yollarını aramak zorundadır. Bu noktada NATO da yalnızca caydırıcılık kapasitesinin arttırılmasıyla değil, aynı zamanda müttefik ülkelerin dayanıklılık kapasitelerini güçlendirilmesiyle de güvenlik mimarisindeki önemini muhafaza etmektedir” dedi.

‘TÜM ÜLKELERİ VE LİDERLERİNİ KUTLUYORUZ’

Ardından ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşa değinen Kalın, “Dün akşam ilan edilen, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmaya varıldığına dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Ama temkinli bir iyimserlik içerisindeyiz. Zira önümüzdeki günler ve haftalar, müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak. Biz, bu sürece katkı veren başta Pakistan, ardından Katar olmak üzere ülkemizi de dahil ederek katkı sunan tüm aktörleri tebrik ediyoruz. Bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bu adım, Orta Doğu’da kalıcı bir barışın inşa edilmesi için önemli bir merhaleyi teşkil edecek” ifadelerini kullandı.

Kalın, Türkiye’nin NATO üyeliğinde 3 önemli dönemden geçtiğini, ilk dönemin Soğuk Savaş, ikinci dönemin 15 Temmuz süreci ve FETÖ ile mücadele, üçüncü dönemin de Suriye konusunda yaşandığını aktardı. Atılan kararlı adımlar, stratejik vizyon ve uzun vadeli tespitler sayesinde Suriye’nin bugün hiç kimsenin hayal edemeyeceği bir noktaya ulaştığına belirten Kalın, “Bugün Suriye’de bir yeniden inşa, Baas rejimi sonrası yeniden imar, yeniden güvenlik, yeniden toplumsal kucaklaşma dönemi yaşanıyor. Bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de Suriyeli Kürtlerin yeni Suriye’ye entegrasyon süreci oluşturdu. Bize, ‘DEAŞ’la mücadelede en önemli müttefikimiz olan Kürt müttefiklerimize Türkiye saldırıyor’ diye eleştiri getirenler, şimdi bu entegrasyon sürecinin zeminini hazırladığımız için, ‘Size teşekkür ediyoruz’ diyor. Çünkü Türkiye burada da doğru yerde durdu. Suriye Kürtleri için de en doğru, en faydalı, en makul ve rasyonel formülü üretmek suretiyle Suriye’de toplumsal bütünleşmenin, entegrasyonun, kaynaşmanın zeminini oluşturdu. Şu anda Suriye’den ne Türkiye’ye ve komşularına ne de NATO İttifakı’na yönelik en ufak bir tehdit söz konusu değil. Ama DEAŞ unsurlarıyla mücadelede biz, Suriye istihbaratıyla yoğun bir çaba içerisindeyiz” dedi.

‘Terörsüz Türkiye’ sürecine de değinen Kalın, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi, yalnızca bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda güçlü, müreffeh ve istikrarlı bir gelecek için. Terörün her türlüsünden arındırılmış bir Türkiye, demokratik kapasitesini daha da güçlendirecek, ekonomik kalkınmasını hızlandıracak ve İttifak’ın güvenliğine katkı sağlayan stratejik aktör konumunu pekiştirecektir” ifadelerini kullandı.

KALIN, BRAY’E BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’NUN TABLOSUNU HEDİYE ETTİ

Kalın, konuşmasının ardından, NATO’nun İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Scott Bray’e Ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 1960’ta NATO’ya armağan edilen mozaik panosunun yağlı boya resmini hediye etti. Kırmızı rengin hakim olduğu mozaikte Anadolu’da sıkça rastlanan Türk motiflerine atıflar bulunuyor. Kilim motiflerinin yanı sıra nazar boncuğu gibi Anadolu kültüründen izler taşıyan mozaik, renkleri ve desenleriyle Türk halk sanatını yansıtıyor.

MİA BAŞKANI KÖSE: TEKNOLOJİ, DEĞİŞİMİN MERKEZİNDE YER ALIYOR

Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Talha Köse ise dünya siyaseti ve güvenlik anlayışının alışılmış kalıpların, yerleşik kabullerin ve eski reflekslerin ötesine geçen köklü bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Köse, bu dönüşümün devletleri ve karar alıcıları daha derin bir stratejik muhakemeye ve farklı perspektifler geliştirmeye zorladığını ifade etti. Günümüz güvenlik anlayışında istihbarat, dayanıklılık, teknoloji, toplumsal direnç ve ittifak dayanışmasının birbirinden ayrı başlıklar olmaktan çıktığını vurgulayan Köse, bu kavramların geleneksel güvenlik dinamiklerinin tamamlayıcı unsurları haline geldiğini belirtti. Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi’nin, NATO’nun yeni dönemde nasıl bir yönelim kazanacağının tartışılacağı önemli bir eşik olacağını söyleyen Köse, “Bu çerçevede Milli İstihbarat Akademisi olarak düzenlediğimiz programımızın, istihbaratın değişen rolünü ve topyekun dayanıklılığın artan önemini ele alarak Ankara Zirvesi’ne fikri zeminde katkı sunacağına inanıyorum” dedi.

İçinden geçilen dönemin, güvenliğin anlamının, araçlarının, aktörlerinin ve sınırlarının yeniden tanımlandığı bir paradigma değişimi olarak okunması gerektiğini kaydeden Köse, ” Teknoloji, hibrit tehditler ve bilişsel mücadele bu paradigma değişiminin merkezinde yer almaktadır. Bu da hem savaşın doğasını hem de barış zamanındaki caydırıcılık anlayışını dönüştürmektedir” ifadelerini kullandı.

‘NATO 3.0 YENİ TEHDİT ORTAMINA UYUM ANLAMINA GELMEKTEDİR’

Türkiye’nin 2004 yılında İstanbul’da ev sahipliği yaptığı zirvede NATO’nun kolektif savunma ittifakından küresel güvenlik aktörüne dönüşümüne şahitlik edildiğini hatırlatan Köse, bu yıl Ankara Zirvesi’nde ise NATO’nun güncel iç ve dış sınamalara yönelik kendini yeniden şekillendirmesinin beklendiğini ifade etti. Artık İttifak’ın konvansiyonel tehditler kadar siber, enerji ve kritik altyapı güvenliği ile teknoloji temelli sınamalara da cevap üretmek durumunda olduğunu belirten Köse, “NATO 3.0, geçmiş birikimini reddetmekten ziyade, ittifakı yeni tehdit ortamına uygun şekilde güncellemek, esnekleştirmek ve derinleştirmek anlamına gelmektedir” diye konuştu.

Yeni güvenlik paradigmasının en temel kavramlarından birinin ‘topyekun dayanıklılık’ olduğunu vurgulayan Köse, dayanıklılığın devletin yukarıdan aşağıya inşa ettiği bir kapasite ile mümkün olmadığını ifade ederek, “Aksine dayanıklılık ve direnç aileden okula, geleneksel ve dijital medyadan üniversiteye, özel sektörden sivil topluma kadar uzanan geniş bir güvenlik kültürünün ortak sonucu olarak tabandan inşa edilmeye başlanmalıdır” dedi.

NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Bray ise Türkiye’nin terörle mücadele konusunda tecrübeli bir ülke olduğunu ve İttifak’ın geri kalanına önemli katkılar sağladığını belirterek, “Daha güçlü bir NATO, daha güçlü ittifaklar elde etmeye çalışıyoruz. Geleceğimizi güvence altına alabilmek için devam ediyoruz. Her gün NATO şemsiyesi altında güçlenmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘NATO’NUN GÖRÜNMEYEN BAĞI: İSTİHBARAT’ PANELİ

Konuşmaların ardından ‘NATO’nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat’ adlı panel düzenledi. MİA Başkanı Talha Köse’nin moderatörlüğünü yaptığı panelde, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Akron Üniversitesi’nden Emeritus Profesör James Clyde Sperling ve Eski NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı David Matthew Cattler panelist olarak yer aldı.

Amerika Birleşik Devletleri, Millî İstihbarat Teşkilatı, İbrahim Kalın, Teknoloji, Orta Doğu, Diplomasi, Güvenlik, Politika, İran, Son Dakika

Son Dakika › Politika › MİT Başkanı Kalın’dan ABD-İran Anlaşmasına Temkinli Yaklaşım – Son Dakika

Iğdır Halı Yıkama

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Ozakajans.com